30 Aralık 2015 Çarşamba

Girişimci Kimdir?

Sevgili Blog Okurlarım,


''Fikriniz sizin hayat amacınız! Fikrinizde diretin ama yönteminizde diretmeyin!''
Değişime açık olun. Algılarınız açık ve çeşitli bakış açılarınız olsun.
Giriştiğiniz işleri mutlaka sonuçlandırın. Riskler alın. Defalarca deneyin. Pes etmeyin.

Girişimci dediğin:

1- Güçlü ve zayıf yönlerini tanıyarak hedefine odaklanır.
2- Acıya karşı istikrarlı tolerans gösterir.
3- İç motivasyonunu korur aynı zamanda kendine olumsuz dış etkenlere karşı kalkan oluşturur.
4- Güçlü bir misyon duygusu edinir.
5- Vizyonuna tutku ile bağlıdır.
6- Değerlerini bilir.
7- Ekibine güvenir.
8- Ekibini harekete geçirir.
9- Üst seviyede en az 1 sanat dalına ilgilidir.
10- Biyografisini bilip tanışma fırsatı bulduğu en az 1 rol modeli vardır.



''İyi para, acı çekmeden kazanılamaz.''

28 Ağustos 2015 Cuma

Hedef ve Planlama

Sevgili Blog Okurlarım, 

*Her sabah dünyayı değiştirme ve iyi vakit geçirme azmiyle kalkarım. Ve isteklerim doğrultusunda hareket ederek değişimi başlatırım. "

Sözümün ardından size birşeyler çağrıştırdığımı düşünerekten konuya giriş yapmak istiyorum.

Bu blog yazımda ; Hayatımızda daima ihtiyaç duyduğumuz hedef ve planlama konusunda konuşacağım.
Hayatınızda mutlaka olmasını düşündüğüm üç temel beceri var. 
1)Hedef
2)Duygusal Kesinlik
3)Esneklik


HEDEF : 

Ne istediğini bilmek; öncelikle içinde olduğunuz her durumda nerede olduğunuzu ve nereye ulaşmak istediğinizi tam olarak bilmelisiniz. Nereye gitmek istediğinizi bilmiyorsanız oraya ulaşmanız çok zor ve sancılı olacaktır.
Stratejik bir yol haritanız muhakkak olmalı.

Duygusal Kesinlik ise ne elde ettiğinizi fark etmek ve bunların kanıtlarını toplamak. Algılama kanallarınızı iç dünyanıza ve dışarıya karşı sürekli açık tutup ne elde ettiğinizin farkına varmalısınız. 
Mesela işe başladığınız bir şirkette sorumluluğunuz olan işinizin yöneticiniz tarafından iyi sonuçlar verdiğini öğrenmeniz elde ettiğiniz başarı ve takdirdir. Kanıt yöneticinizin size olan davranışları ve konuşmalarıdır.

Esneklik ise -hedef kadar önemli- yaptığınızı ve düşündüğünüzü hedef sapmalarında sürekli değiştirmek, geliştirmek, istediğiniz sonucu elde edene kadar attığınız her adımın etkilerini değerlendirip, davranışlarınızı değiştirebilmelisiniz. 
"Bildiklerimiz değişirse davranışlarımızda değişir,"


Mutluluğunuzun kalıcılığı için hedefleriniz daima sizin anahtarınız olacaktır.
Hedefinize ulaştıktan sonra elde edeceğiniz yararlar gerçek ve somuttur. Fakat yine de yapmazsınız üstüne bir de kendinizi savunmak için onlarca mazeretiniz olacaktır. En çok söylenenler arasına giren mazeretleri şöyle bir sıralayalım:

*Hiç vaktim yok , her şeye yetişemem ki.
*Bunu daha sonra da yapabilirim.
*O bunu yapmamı istemiyor.
*Bunun doğruluğundan emin olamıyorum.
*Ya başarısız olursam?
*Bunu başarmanın çok zor olduğunu söylüyorlar.
*Başarısızlığımı başkalarının ve kendimin görmesini kabullenmem. Başaramam ki zaten.


Şimdi birer birer açıklayalım.

-Vakit yok diye bir şey olmaz. Vakit, sizin elinizdedir. Ve sadece siz onu yönlendirirseniz her şeye yetişebilirsiniz, yeter ki inanın, isteyin ve yapın.

-Belki onu sonrada yapabilirsiniz fakat şu an yapmanız doğru ve gerekli olduğunu görüyorsanız sizin için şu an yapmanız çok daha faydalı olacaktır.

-Daha önemlileri her zaman olur elbette ki. Fakat bu onun önemsiz olduğu anlamına hiç gelmez.

-Bir başkasının isteklerine göre hayatınızı, hedeflerinizi şekillendirmemelisiniz. Çünkü hayat sizindir, sorumluluk her zaman size aittir.

-Doğru veya yanlış olduğunu denemeden göremezsiniz. Doğru olan başarı, yanlış olan ise size deneyim katacaktır. 

-Başarısız olmaktan korkmayın. Başarı bir kere de elde edilmez.

-Uykunuzu düzenli tutun. Sağlıklı beslenin. Ve zinde kalmak için erken uyanıp güne çoğu kişiden önce başladığınızda günden daha çok fayda alabilirsiniz.

-Başkasına zor görünenin senin için zor olduğunu nereden biliyorsun ki? Sen bunu ancak deneyerek görebilirsin.
-Başarısızlık seni yıldırmamalı aksine daha da güçlendirmeli çünkü başarıların en büyüğü , küçük başarısızlıkların ardından çıkar.

Kendi gerçeklerimiz dünya modelimizi oluşturur. Neyi, neden, nasıl ve niçin yaptığımızın cevabını Bilmek, Yapmak, Düşünmek ve Hissetmek ile verebiliriz. 

Hedefimizin belirlenmiş olduğunun kanıtları ise :
Iyi belirlenmiş hedef noktası, olumlu düşünceler ve pozitif enerji, koşullara uygunluk, iyi tanımlanmış/açıklanmış stratejik yol haritanız, kanıtlanmış/gözle görülür sonuçlar ve tamamen kendi kontrolünüzde olmasıdır. 

Hedefinizin ardından planlama gelecektir. Planlama da hedef kadar önemlidir. 

ÖSS sınavına hazırlanan bu yıl da birçok öğrenci var. Ve her birinin birbirinden parlak gelecekleri olacak. Bu hazırlık sürecinde en iyi yapılması gerekeni öğrenip görmek ve yapmak gereklidir. 
Planlama için örnek verecek olursam:

-Birinci, istediğiniz ve seveceğiniz hiçbir sabah işinizi yaparken zorunda olduğunuzu hissetmeyeceğiniz bir seçim yapmak.
-Ikinci, bölüme göre üniversite hedefi koymak.
-Üçüncü ise bölümün olduğu üniversiteleri puana göre sıralamak.

Bu nokta da şu ayrıntıyı paylaşmak istiyorum. Alternatif planlarınız muhakkak olmalı. Alternatif planlarınız seçeceğiniz meslek dalına yakın olmalıdır veyahut çok istediğiniz başka bir meslek dalı da olabilir.  

Üniversitelerin bir başka güzel yanı da istediğin herhangi bir bölüme Çift Anadal Programından başvuru yapma imkanı vermesi. Üniversitede ilk yılınız çok kolay geçecektir ancak derslerinizi düzenli ve hergün takip etmeniz gerekmektedir. Böylelikle yılın sonunda başarı elde edeceksinizdir.

Planlarınız , kısa ve uzun vadede birbirine yakın olmalı. Hedefleriniz ulaşılabilir olmalı. Şunu da unutmayınız ki ulaşılabilir olma noktasına siz karar vereceksiniz. 

Hayattaki herşeyi öğreten soru ise "Bir sonraki sefer neyi farklı yapabilirim/yapmalıyım ? "
Eğer birisi birşeyi yapabiliyorsa prensipte sizde bunu yapabilirsiniz. 
*Yapabileceğinize inanmalısınız.
**Yapmayı istemelisiniz.
***Nasıl yapacağınızı bilmelisiniz.

Gözlerimizdeki güneş ışığının, içimizdeki pozitif enerjinin ve kalbimizdeki iyiliğin hiç bitmemesini dilerim. 

"Her davranışınızın ardında, o kişi için , daima iyi niyetleriniz olsun."


Sevgilerimle,

Melike Kurt
 

 

27 Temmuz 2015 Pazartesi

Üniversite Tercihleri ve Sonrası

Sevgili Blog Okurlarım,

Temmuz - Eylül dönemi gündemimizde önemli bir yer edinen üniversite tercihleri ve sonrası hakkında yaşadıklarıma dair her şeyi sizinle paylaşmak istedim.




Doğru tercih sıralaması nasıl yapılır?

TM-MF-TS sıralamasında 65 binde olan bir öğrenci için:

1-3.sıraya kadar 15-25bin
4-7.sıraya kadar 25-40bin
8-12.sıraya kadar 40-60bin
13-18.sıraya kadar 60-85bin
19-25.sıraya kadar 85-115bin aralıklarında tercih sıralaması doğrudur.

Size bunları (Ilk beşi) kazanamazsın diyen dershane rehberlik hocanıza kulak asmayınız, lütfen. Niye mi? Çünkü onlar ilk 25 bin sıralamada olan öğrencilerini önemserler.


Tercihlere yazılan bölümler hakkında detaylı bir araştırma yaptıktan sonra üniversitenin bulunduğu şehir ve köklülüğüne göre sıralama yapılmalıdır. Mezun olduktan sonra yapmak istediğiniz meslek/iş pozisyonu ne ise birbirine yakın en az 3 bölüm yazabiliriz.  

Ve istediğiniz şehirdeki üniversiteyi ve bölümü kazandığınız zaman "Ne de olsa üniversiteye kapağı attık artık öyle böyle geçer gider mezun oluruz" dememek lazım. Mezun olduğunuzda işsiz kalmak istemiyorsanız  bilinçli bir şekilde derslere katılarak bölümünüz hakkında bilgi edinmeniz, derslerde gördüklerinizi günlük hayata aktarmaya çalışmanız ve deneyimlemeniz gerekiyor.




Üniversite'de okuyorken;
1) Aktif olan kariyer/sosyal kulüplere katılmak ve takım çalışmalarına dahil olmak,

2) Gmail hesabınızdan Blogger açarak ilgi alanlarınız hakkında yazılar yazmak ve sosyal medya hesaplarınız paylaşmak, 

3) Sivil toplum kuruluşlarında (Örn: LÖSEV) gönüllü üye olmak,

4) Farklı üniversite (İstanbul'da olanlar için: Boğaziçi, Marmara, İstanbul, Sabancı, Koç)
kulüplerinin/topluluklarının düzenlemiş oldukları konferansları /zirveleri, eğitim danışmanlık şirketlerinin (Örn: İndense Danışmalık) ücretsiz eğitimlerini takip etmek ve katılmak,

5) Sosyal medya hesaplarından LinkedIn'de network ağınızı genişletmek,

6)Twitter'da siyasi paylaşımlara dahil olmamak, 

7) Erasmus programıyla yurtdışında 1 ya da 2 dönem eğitim almak, 

8) Aiesec ile sosyal sorumluluk projeleri için yurtdışına çıkmak,

9) Öncelikle Upper Intermediate / orta üstü seviyede  İngilizce öğrenip sonrasında Intermediate / Orta
seviyede 2 farklı yabancı dil daha öğrenmek, 

10) Her yaz tatilini en az 2 buçuk ay tam zamanlı çalışarak geçirmek (okul dönemi mümkünse part-Time çalışmaya devam etmek),

11) Kariyernet teki CV'nizi aktif tutmak , Kariyer Akademi nin online eğitimlerinden yararlanmak, 

12) Üniversite'lerin sürekli eğitim merkezlerindeki ( Örn: MÜSEM ) sertifikalı Uzmanlık eğitim programlarına katılmak. 


Bu 12 maddenin her biri 4 yıllık üniversite eğitimi içerisinde gerçekleştiği zaman mezun olduğunuzda işsiz kalma ihtimaliniz 0 olacaktır.


Tabi bunları yaparken:
-Hayattan ne istediğinizi bilmelisiniz.
-Ne istiyorsanız o yönde kariyer yolu çizmelisiniz.
-Hedefleriniz doğrultusunda pes etmeden ilerlemelisiniz
-Çıktığınız yolda her zaman cebinizde alternatif planlar bulundurmalısınız. 



"Kültür parayla satın alınmaz. Vizyon, düşünce, bakış açısı ancak eğitimle gelişir ve yerleşir. " 

Herşey gönlünüzce olsun ve başarı asla sizi bırakmasın. 
Sevgilerimle,



Melike Kurt 

28 Mart 2015 Cumartesi

KARİYER ANAHTARI: LİDERLİK

Sevgili Blog Okurlarım,

28 Mart tarihli güneşli Cumartesi gününden herkese selam.

İş hayatındaki her sektörde farklı bir insan arayışı vardır. Şirketteki bir pozisyona 1 kişi alınacaktır. Binlerce başvuru arasından farklı olan1 kişi seçen İnsan Kaynakları bölümüdür. Öncelikle farklı insanı anlatmadan evvel sizlere biraz İnsan Kaynaklarının yaptığı yanlışlardan bahsetmek istiyorum. Seçilen o farklı kişi sizsiniz diyelim. Şirkete ilk görüşme için geldiniz. Toplantı salonuna aldılar sizi. İnsan Kaynakları İşe Alım Uzmanı olan o kişi geldi oturdu karşınıza. Farklı sektörlerde çalışarak başarılı sonuçlar elde ettiğiniz iş tecrübeleriniz var. Çok güzel bir kadınsınız/çok yakışıklı bir adamsınız. Bu noktada karşınızda oturan sizinle görüşme yapan kişi egolu ise elenecek kişiler arasına katılacağınızı bilin isterim. Hem de İngilizceniz çok iyiyken  Almancanızın yetersiz olması sebep sunulacak. Veya farklı iş deneyimlerinize rağmen o pozisyonun uzmanlığı ile ilgili katılmadığınız bir sertifika programı sebep olacak. Yahut oturduğunuz semtin şirkete olan uzaklığı ve ulaşım için servisin olmaması sebep gösterilecek. Çünkü İnsan Kaynakları alanında çalışan çok sayıda kişi var ve ne yazık ki egolu olanlarıda var. Dilerim ki öylesine denk gelmezsiniz. İnsan Kaynaklarında çalışan kişilerin sahip olması gereken 5 temel özellik: 

1) Egolarından kendini arındırmış olması,

2) İnsani duyularının 5'inin de açık olması,

3) Pozitif enerjili ve güleryüzlü olması, 

** Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer. **

4) Kendini ifade etme yeteneğinin olması,

5) Faydalı paylaşımlarda bulunduğu blogunun olması.

Şirketin belirlediği politikalara uygun olan kişileri kendi iç dünyanızdaki çekişmelerin içine katarak eleme yapmayınız, lütfen. 

Peki, o aranan farklı kişi kimdir sizce?
- Lider olan kişidir. 

Peki, şirket için kişisel katma değeri yüksek olan o aranan farklı kişi hangi karakteristik yeteneklere sahiptir ?

- Özgüveni olan ve karşısındakine güven veren kişidir. 

- Beyninde büyük mimariler inşa edebilen yani hayallerine inanan ve hayalleri için emek harcayan kişidir. 

** Önce düşleyin sonra düşü düşünün! ** 

- Umutsuz olmayan, hayalleri ve hedeflerinden vazgeçmeyen kişidir. 

- Kurduğu hayaller, aldığı kararlar ve attığı adımlar sonucunda gerçekliğini kazanmış kişidir. 

** Hayaliniz için elinizden geleni yapmayınız. Olması gereken ne ise onu yapınız! **

- Sözlerini kendine/karşısındakine inanarak ve içtenlikle söyleyen kişidir. 

- Başarısızlıklarını kabul edip ileriye doğru yoluna devam edebilen kişidir. 

** Dün ne olduysa oldu. Dünün güneşi bugünün çamaşırlarını kurutmaz. Önümüzde yeni bir gün ve yeni bir hayat var. Şimdi hep ileri! **

- Başarı yükünü paylaştığı bir ekiple çalışıyor/çalışmış olan kişidir. 

- Hedefleri/ kısa ve uzun vadeli planları olan kişidir. 

** Bir plandan yoksunsan, başkasının planının bir parçası olursun. **

- Parayı nasıl yöneteceğini bilen kişidir. 

- Empati kurabilen kişidir. Empati kuran olaylara farklı bakıp ve farklı çözümler getirir. 

** Kazandığın farklı bakış açıları ile içinde bulunduğun çevreyi daha önce görmediğin bir taraftan değerlendirme fırsatı bulabilirsin. **

- Fırsatları yakalamak için kalbini ve zihnini daima açık tutan kişidir. 

- Düşüncelerinin kalitesiyle kaliteli bir hayata sahip olan/olacağını bilen kişidir. 

** Kaliteli bir hayat yaşamak istiyorsanız, düşüncelerinizi hedeflerinize bağlayın, kişilere veya eşyalara değil. ** 

- İşini sevmek ile birlikte başarılarıyla ruhunu ve bedenini güçlendiren verdikleriyle de yepyeni hayatlar başlatan kişidir.

- 3 boyutlu görmenin yeterli olmadığını anlayıp kendini geliştiren ve dördüncü boyutu yani duvarın arkasındakini de görüp hissedebilen kişidir. 

** Rakipsiz olabilmek için mutlaka farklı olmak gerekir. ** 

Çalışmak istediğiniz hayalinizdeki o şirket için katma değeriniz ne kadar yüksek ve farklı olan kişi siz misiniz? Düşünmenizi isterim. 

Dipnotum: 

• Liderlik, nereye niçin gittiğinizi bilmekle başlar.

•• Akıl limit koyar. Lakin kalbin limite tahammülü yoktur. Mantık akla tâbi olsada, muhteşem başarılar ancak kalben olur.

Sevgilerimle, 

Melike Kurt


4 Şubat 2015 Çarşamba

Motivasyon ve Başarı İçin 10 Tavsiye

Sevgili Blog Okurlarım,

Motivasyon, mutlu ve başarılı olmak için gerekli bir pozitif enerjidir. Sizlerle paylaştığım ipuçları, kendi kendinizi motive etmenize ve bunu devam ettirmenize yardımcı olacaktır. Bunlar, pratik ve sonuca yönelik tavsiyelerdir.

1 - YETERİNCE UYUYUN
Düzenli ve yeterli bir uykuya sahip olmanın, hem vücudunuz hem de zihniniz açısından faydalı olduğunu unutmayın. Gece uykusunu asla terk etmeyin.

2 - GÜNE İYİ BAŞLAYIN
Güne gülümseyerek başlayın. Sabah egzersizlerinizi yaparak vücudunuzu esnetin. Bugün hayatınızın geri kalanının ilk günü.

3 - SAĞLIKLI BESLENİN
Mutlu bir yaşam için, düzenli ve sağlıklı öğünlerle birlikte yeterince (günde en az 2 L) su tüketin. Sigara ve alkolden uzak durun.

4 - DÜZENLİ OLUN
Fiziksel dağınıklık, zihinsel dağınıklığa neden olur. Düzenli bir hayatınızın olması kendinizi her gün zinde hissetmenizi sağlayacaktır.

5 - KENDİNİZİ GELİŞTİRİN
Hedef ve hayalinizle ilgili her şeyi okuyun, dinleyin, öğrenin. Uyuma saatleriniz birbirine yakın olsun. Sabah kahvaltı edin ve gün içerisinde en az yarım saat yürüyüş yapın.

6 - SÜREKLİ ÖĞRENİN
Merak, ilmin hocasıdır. Bilmediğiniz sorulara bilmiyorum diye yanıtlayarak ardından hemen öğrenin. Öğrendiklerinizi çevrenizle paylaşın. Bilgi, paylaştıkça çoğalır.

7 - İYİMSER OLUN
Hayata baktığınız pencereleriniz çok, bakış açınız geniş ve niyetiniz iyi olsun.

8 - İSTEK LİSTESİ HAZIRLAYIN
Yapmak istediklerinizin listesini hazırlayın. Seyahat etmek, tatil yapmak, iş kurmak, yabancı dil öğrenmek.  Bu liste gözünüzün önünde dursun.

9 - ULAŞILABİLİR HEDEF BELİRLEYİN
Hedefleriniz ulaşılabilir-zor ve mantıklı olmalı. Böylelikle hayal kırıklığı ve öz güven sarsılması yaşama ihtimaliniz azalacaktır.

10 - KENDİNİZİ ÖDÜLLENDİRİN
Hedefinize ulaştığınız her adımda kendinizi ödüllendirin ve bunu kutlayın. Aileniz ve arkadaşlarınızla mutlu anlarınızı paylaşın.

''Mutluluk bir seçimdir. Mutluluğu ve başarıyı oluşturabilecek kişi sizsiniz.''

Sevgilerimle Melike Kurt

26 Ocak 2015 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna Veda Edelim :)

Sevgili Blog Okurlarım, 

Nasılsınız bu Pazartesi? 
Garfield gibi değilsiniz umarım. :)
Kulağıma sizden gelen cevaplar eh işte, idare eder, şöyle böyle, beni boşver, iyi sayılırım, iyi miyim hiç bilmiyorum  ve son olarak en doğru cevap her zamanki kadar çok iyiyim tabiki. :) 
Pazartesi adlı bir güne uyandığınızı anladığınız an hem suratsız hem yorgun hem de telaşlı olursunuz.. Farkına vardığınız durum net olarak şudur: Pazartesi sendromunun yaşamınızın içine çoktan karışmış olması.  
O zaman bu yazı tam size göre. İşte pazartesi sendromuyla başa çıkmanızı sağlayacak taktikler… 
Çoğumuz haftasonu gelince Cumartesi ya da pazar neredeyse hiç uyanmadan yarım gün uyumak isteriz. Ancak vücudumuzun 5 gün boyunca alışmış olduğu uyku saati bellidir. 2 gün için bu düzeni alt üst etmek Pazartesi'ni kabusa çevirir. Bu nedenle haftasonu da her zamanki saatte kalkmak için özen gösterin.  

YAPILACAKLAR LİSTESİ HAZIRLAYIN. 
Hafta tatilinize başlamadan evvel cuma günü yeni bir hafta için yapılacak listesi hazırlarsanız eğer Pazartesi işe başlamadan önce hangi işten başlamanız gerektiğini bilir ve hafta boyunca planlı ve programlı çalışarak yaptığınız işler sonuncunda en yüksek verimi alırsınız. 

BESLENMENİZE DİKKAT EDİN. 
Güne kahvaltıyla başlayıp ardından taze sıkılmış bir meyve suyunu içebilirsiniz. Kahvaltı etmeseniz bile sabahları öncelikle süt/peynir/yoğurt tüketmenizin yanında birkaç adet ceviz yemenizi önerebilirim. Güne  büyük bir bardak Starbucks kahvesi ile başlayıp öğle yemeğine kadar sadece çay ve sigara içerek devam etmemelisiniz. Vücudunuzun direnci ne kadar yüksek ise o kadar mutlu ve stressiz bir pazartesi geçirmiş olursunuz. 

GÜLÜMSEYİN. 
Uyandığınızda aynaya bakın ve gülümseyin. Giyiminize özen gösterip temiz ve ütülü kıyafetleri tercih edin. Günlük kişisel bakımınızı ve makyajınızı yaptığınızda gün içerisinde alacağınız iltifatlar kendinizi iyi hissettirecek ve Pazartesi sendromundan kurtulacaksınız.
Sevgilerimle,
Melike Kurt

24 Kasım 2014 Pazartesi

Öğretmenler Günü

Sevgili Blog Okurlarım,

Bugünün anlam ve önemini yediden yetmişe herkes bilir. Kıymetli bir gün olan 24 Kasım tüm öğretmenlerimizi bize hatırlatır. 

Öğretmen, ışık kalplidir. 
Yazılarımı okuyanlar arasında öğretmenlik yapanların olduğuna eminim. Nice yeni nesiller yetiştiren, eğiten, öğreten öğretmenlerimizdir. 

Işık kalpli her öğretmenin bu özel gününü kalpten kutlarım. 

Öğretmenler bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.  

Mustafa Kemal Atatürk 



Başöğretmenimiz Atatürk'ün birer yansıması ve övgülerin en güzelini borçlu olduğumuz öğretmenlerimiz geleceğimiz de daima sizin fedakarlıklarınızın yansıması olacak. 

Beni ben yapan, eğiten, öğreten, doğruyu gösteren, rehber olan büyüten/yetiştiren öğretmenlerim; 

İlk göz ağrım canım öğretmenim Meral Koç  başta olmak üzere ,

İlkokulda Disiplini öğreten öğretmenim Saim Parlakoğlu, 

Saygıyı öğreten öğretmenim Hayriye Çelik,  

Notaları ve müziği öğreten öğretmenim Şeyma Yörük, 

İngilizceyi ilk öğreten ve beş yıl boyunca sevgiyle anlatan öğretmenim Ziynet Yılmaz, 

Fen bilgisini ve deney yapmayı öğreten öğretmenim Canan Tüter ; 

Lisede Edebiyatı çok seven bize de sevdiren biricik öğretmenim Ömer Şen, 

Çok değerli İngilizce  öğretmenlerim Ayla Gökçen Emine Özdemir Merve Özer Gürel , 

Kıymetli Almanca öğretmenim Zeynep Çalış , 

Bana rehberlik yapan arkadaş gibi olan değerli öğretmenim Dilek Hocam , 

Öğrencileri tarafından çok sevilen Diyarbakır'da güzel yürekli çocuklarımızı yetiştiren, onlara okulu sevdiren güler yüzlü ve neşeli öğretmenim Serap Yakut Adıyaman,

Benim için Anne yarısı olan küçük suratlım canım öğretmenim Güniz Feryal Gülün, 

Çok kıymetli kariyer eğitmenim Berrin Yıldız Tavman 

Öğretmenler gününüz kutlu mutlu ışıklı olsun, iyi ki varsınız, iyi ki benim öğretmenim olmuşsunuz, iyi ki bana dokunmuşsunuz... 
Sizi hiçbir zaman unutmayacağım.



Sevgilerimle,
Melike Kurt 

14 Eylül 2014 Pazar

Müşteri Hizmetleri Temsilcisiyim, İyi ki ! :)

Sevgili Blog Okurlarım,

Merhabalar,
Mutlu günlere,
Pozitif enerjili zamanlara,
Sevgi dolu mutluluklara,
Hep birlikte 'Hoş Geldin' diyoruz,
Her sabah uyandığımızda bu 'Hoş Geldin' hareketimizi tekrarlıyoruz.
Her yeni gün bizim yeşeren umutlarımızı gösterir.
Hayatın özü sevmek,
Sevin, çok sevin.

İçinizdeki pozitif enerji sizi en yukarılara çıkartacaktır ve sadece sizi çıkartmakla kalmaz sağınızda solunuzda yanınızda olan her kim var ise onları da tutup çeker sizin enerjiniz.
Her sabah uyandığınızda 86400 saniye krediniz var, zamanınıza faydalı yatırımlar yapın ki , sağlık,mutluluk ve başarı olarak size geri dönsün yatırımınız.

01 Eylül tarihinde yepyeni bir iş günüydü benim için.
Çok güçlü bir ekibi bünyesinde barındırıyordu ve bana da bu ekip içine dahil olmak nasip oldu. Çok şükür.

Şirketim 'eğlenceli, Türkiye'de bulunamayan ve orijinal tasarımlarıyla dikkat çeken' ürünlerden yola çıkarak hediye alanında fark yaratmış olan buldumbuldum.com şirketiydi.

Genç girişimcimiz ve başarılı CEO' muz Güçlü GÖKOZAN 'ın bizlerle bir arada çalışması , ekibimizin liderliğini bizlerle el ele vererek yürütmesi, şirket dışında fuarlara katılımı, aktifliği ve girişimcilik yazıları fazlasıyla dikkatimi çekti.

İlk başladığım gün kendimi şirketimizin parçası olarak hissettim. Bu benim için çok değerliydi. Ekip içinde yer alan herkes ve Saygıdeğer yatırımcımız Hasan Aslanoba'nın Plazasında çalışmakta olan herkes birbirine karşı oldukça güler yüzlüydü.
Bu çok farklı ve fazlasıyla pozitif bir durumdu.
Tabi ki böylesine özel bir ekibin arasına da dahil olmama vesile olan Sayın Sevgideğer Berrin Tavman'a çokça teşekkürler ediyorum. İyi ki de kendisi tanımışım. Melek gibi, onu tanıdığım günden beri hayatımda değişiklikler oldu. Karşılaştığım olaylar karşısında nasıl dik duracağımı, nasıl her şeye olumlu bakacağımı ve her şeye rağmen nasıl pozitif olup gülümsemeye devam edeceğimi öğrendim.

Çok şükür..

Her sabah 6'da uyanmak benim için keyif veriyor çünkü üniversiteye devam ederken aynı zamanda iş insanı olduğumu hissediyorum ve saatlerimi bir arada geçirdiğim o güzel insanlarla ekip halinde çalışıyorum.


Müşteri hizmetleri temsilcisi olarak başladım işime. İlk eğitimimi gülücükleriyle, sarılmalarıyla, saçımı okşamalarıyla beni gülümseten ve yoluma ışık tutan Takım Liderim Fatma Hanımcığım'dan aldım.



 İkinci gün gittiğimde işe hazırdım. Ve ilk aramamı yapacaktım. Çok heyecanlıydım tabi ki müşterilerimiz ile konuşacaklarım ajandamda yazılıydı. Ekip arkadaşlarımdan Tekgül yanımdaydı o sırada. Heyecanım birazcık sakinleyince ilk aramayı gerçekleştirdim sevgili ekip arkadaşım olan aynı zamanda da istediğim, sevdiğim şarkıları hep telefonundan açan dinleten Sevgili Tekgül'e teşekkür ederim.


Yöneticimiz İmren Hanım'ın bana bir güzel Melikeciğim demesi var ki.. :) Konuşmalarıyla beni motive etmesi çok güzel geliyor bana.



Volkan Bey'in, Gülseven Hanım'ın , Esra Hanım'ın, Rıza Bey'in, Esra'nın, Dilek'in bana olan yardımlarını da ve Gül Hanım'ın üniversite sonrası kariyerim ile ilgili çalışmalarımda bana yol göstermesini ve Insan Kaynakları güzeli Sena Hanım'ın yazıma karşılık olan sabah iş öncesi olan heyecanlı mutlu hissettiren güzel tebriği unutamam tabi ki, her gün bana yepyeni öğretileri oldu işime dair. Teşekkür ediyorum herkese. :) iyi ki sizi tanıyamaya fırsatım oldu.

Ve ardı ardına gelen müşteri aramaları ile ilerlemeye başlamıştım. Konuştuklarım artık dilime yerleşmişti, rahatlıkla konuşabiliyordum.
Tatlı dilim ve kibarlığım ile müşterilerimizi ikna etmeye başlamıştım bile. Onlara yardımcı olup, mutluluklarını telefondan anlayabilmek beni de çok mutlu ediyordu.
Müşterilerimizle olan konuşmalarımın sonuna her defasında
'Teşekkür Ederiz' ,
'İyi Günler Dileriz' ,
'Hoşça kalın' ,
'Teşekkürler' demeyi asla bırakmadım. Bırakmayacağım.

Bu benim bırakabileceğim bir şey değil ki zaten.
Biz'lik kavramı çok güzel yakışıyordu müşterilerimizle olan konuşmalarımıza.
Çünkü biz çok dinamik, genç/genç hisseden ve çalışmayı seven büyük bir ekiptik.

İş yerimde geçirdiğim zaman benim için çok değerliydi ve bu zamanı çok iyi değerlendirmek her gün ki hedefimdi.
Nasıl satış yapabilirim?
Telefondan satış hedefim kaç olmalı?
İnternet üzerinden olan alışverişleri kontrol ederken ne kadar hızlı olmalıyım?
Müşterilerimize özel günler için almak istedikleri hediyeleri önerirken ürünlerimizi nasıl tanıtırsam daha çok sevdirebilirim?

Her sabah işe başlamadan önce cevaplandırdığım sorularımdı. Ve mesai bitiminde mutlulukla bıraktığım iş masam daima her gün düzenli ve temizdi.
Her sabah bulmak istediğim gibi bırakıyordum. :)

Sizde zamanınızı çok iyi değerlendirmelisiniz. Çok çalışkan olabilirsiniz ama aynı zaman da bu çalışkanlığınızı en verimli şekilde kullanmayı da bir şekilde öğrenmeli ve gerçekleştirmelisiniz.
Zaman akıp gidiyor.
1 yıl 'ın değerini anlayabilmek için, sınıfta kalan öğrenciye sorun.
1 ay 'ın değerini anlayabilmek için, prematüre bir bebeği dünyaya getiren anneye sorun.
1 hafta 'nın değerini anlayabilmek için, haftalık bir derginin editörüne sorun.
1 saat 'in değerini anlayabilmek için, bekleyen sevgiliye sorun.
1 dakika 'nın değerini anlayabilmek için, treni henüz kaçırmış birine sorun.
1 saniye 'nin değerini anlayabilmek için, bir kazayı kılpayı atlatmış bir kişiye sorun.
1 mili saniye 'nin değerini anlayabilmek için, olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan atlete sorun.

Sahip olduğunuz zamanınızı, her anınızı en iyi şekilde değerlendirin.
Zaman hiç kimseyi beklemez, geçer gider. Zamanı yakala, tut bırakma.

Dün mazi oldu, yarın belirsiz.
Bugün ise avuçlarımızın içinde bize sunulmuş koca bir armağandır!

*CARPE DİEM*



Sağlıkla,sevgiyle, aşkla kalın dostlar.

Kendinize güzel bakın. Değerli ve özel olduğunuzu unutmayın.


Melike KURT

22 Ağustos 2014 Cuma

Paylaşmanın Özü

Sevgili Blog Okurlarım,

Merhabalar ,

Sizlerle paylaşmak istediğim çok değerli bir yazı var. Beni anlattığına her cümlesinde şahit oldum. Sizi de anlatıyordur bence. Paylaşımı için Ali Cevat Ünsal'a çok teşekkür etmekteyim. Keyifli okumalar ve çokça başarılar dilerim herkese. 

*Bemol Basarak Değişen Kariyerler* 

19 Ağustos 2014 Salı

Risk Alan Cesurdur

Sevgili Blog Okurum,

Merhaba, 
Nasılsın? Nasıl gidiyor hayatın? Her şey yolunda mı?

Bugünün de çoğu gitti 1/4 i kaldı. Zaman hiç durmadan akıp gidiyor.
Peki ya sen zamanını nasıl yönetiyorsun? Yoksa senin zamanını yöneten birşey var mı?

Mühim olan geçen zamanın içinde senin özünden dört bir yana serpilmiş sevgi tomurcuklarının olması.

Ümit ederek soruyorum, en çok sevdiklerin yanında mı?
Görüyor musun en çok sevdiğini her gün veya arıyor musun sesini özlediğini hissettiğin her an?

Bu dünya da uyandığın her gün her şey için hala şansın var, benimse o şansı. 

Ve pişmanlık duyma seçimlerinin sonucunda. 
Geride bıraktıysan eğer sebep istemediğin için olmalı.
Yaptığın seçimlerin doğruluğuna güven ve inan. Oldu ki şüpheye düşüp emin olamadın iyi mi yaptım kötü mü yaptım diye düşünmeye başladın işte o zaman dur birkaç dakika nefes al ve seni şüpheye düşüren seçimin her ne ise onu usulca kenara koy. Düşün. Sorgula yaşantını ve kalbini. 

Ne istediğin yani içinden gelen istek her şeyden çok daha önemli. 
Isteğin her ne ise onu yapmalısın. Aklının bir başkası tarafında kullanılmasına veya karıştırılmasına izin vermemelisin. Çünkü senden daha değerli bir can değil karşındaki. Sen en kıymetli cansın hayatında.

Birtakım seçimlerinle göze aldığın riskler de vardır. Risk olmazsa yaşantında cesur olamazsın. Cesur olmak mı başarıyı getirir yoksa korkak olup sürekli birilerinin sözlerine itaakarlık yapmak mı? 

Tabiki cesur olmak. Risk, bazen elinde olandan vazgeçip elin boş iken hayata atılmaktır. Farklı ve sürekli seni daha çok mutlu edecek olanı bulmayı istemektir. Ve sağlıklı vücuda sahip olduğun sürece göze aldığın riskleri başarıyla sonuçlandıracağına emin olabilirsin.

İnan,hisset ve yaşa. Sen istersen her şey olur, yeter ki istemesini bil. Ve umutla bekle.
Umudun, senin ışığın. Karanlık kör kuyularda yaşama. Hayatını sev. Sıradan bir yerde, beklemediğin bir zamanda mutlu olabilirsin, yeter ki kalbin mutluluklara açık olsun. 

Sevgiyle selamlıyorum seni.  


16 Ağustos 2014 Cumartesi

Ekibimiz ile Başarıya Yürümek

Sevgili Blog Okurlarım, 

Öncelikle blogumu okuyan herkesin pozitif enerji ile uyandığı bir gün olduğuna inanmamla birlikte sözlerime başlamak istiyorum,izninizle.

Ekibim ile çıktığım yolda emin adımlarla ilerlemeye devam etmekteyim. Ekibime olan inancım,  her toplantımızın,konuşmalarımızın ve kararlarımızın ardından daha da güçlenmekte. 15 Ağustos tarihinde yapmış olduğumuz pozitif enerjiyi en zirve noktada hissettiğimiz görüşmemiz de Sayın Ömer Ertaş'a sonsuz teşekkürlerimizi sunmaktayız. 

Görüşmemiz içerisinde geçen konularımızdan birini sizlerle paylaşmak istiyorum. 
ALIŞKANLIKLAR konusu. Ömer Bey hepimize gün içinde yaptığımız iyi alışkanlıkları sordu. Hepimizin yapmaktan keyif aldığı hatta çok fazla benimsemiş olduğundan ilk sorulduğu anda anımsayamadığı alışkanlıkları olduğunu farkettik. Çünkü alışkanlıklarımız bize güç gelmez , bizim enerjimizi harcamaz. Sizlerden de bu soruya kendi içinizde cevap vermenizi isterim. Birkaç örnek paylaşmak istiyorum.
-Günlük tutma, 
-Kahvaltı etme,
-Sosyal medya ile ilgilenme.
Kendime göre değerlendirecek olursam eğer günlük tutmanın hafızayı güçlü tutmak adına ne kadar iyi birşey olduğunu söylemek isterim. Ileriki yaşlarda ortaya çıkabilme ihtimali olan unutkanlığı en az noktaya indirgemek için zihnimizle oyunlar oynamalıyız. 
Kahvaltı(doğru ve sağlıklı) etmenin vücudu fazlasıyla dinç tuttuğuna her gün kendim üzerinden şahit oluyorum. Güne erken başlamakla birlikte sağlıklı kahvaltı yapmanın faydası bize ömür boyu olacak. Kahvelerinizi kahvaltıdan sonra yudumlamalısınız. :)
Sosyal medya ile ilgilenme oldukça faydalı fakat günün 10saatini internet başında geçirerek değil. Güneşin sarı enerjisini,bulutların beyaz huzurunu yaşanmalısınız her gün. 4 duvar arasına kendinizi mahkum etmeyiniz. 

Değerlendirmeler benim görüşlerim, sevgiyle selamlıyorum sizleri.
Hayatlarımızda  dilerim ki daima dileklerimiz gerçek olur. Hedeflerimize yaklaşmak için harcadığımız çabalarımızdan vazgeçmemeliyiz. 
Ve en önemlisi de uyandığınız her yeni güne dair umudunuz olsun. Bir avuç sevginiz parmaklarınız arasında kalsın. Kalplerimizden oluk oluk sevgi her insanın kalbine akmalı. 

Iyi olun, iyi kalın. 🙏

Melike Kurt